create notifications

Kırım ve Dağlık Karabağ'da Tarihsel Egemenlik

avatar

Sevan Nisanyan

@NisanyanS • 63K abone

8 görüntülenme 6 Yıl önce Yapay zeka özeti

Sevan Nişanyan, Kırım'ın tarih boyunca karmaşık bir bölge olduğunu, 1200'lerden 1700'lere kadar altı yüz yılı aşkın süreyle Türk egemenliğinde kaldığını, ancak 1774'te Osmanlı'dan koparılıp 1780'lerde Rusya'nın eline geçtiğini anlatıyor. Rusya için Kırım'ı almanın Karadeniz'e çıkmak ve Osmanlı'ya karşı üstünlük sağlamak anlamına gelen ulusal bir hedef olduğunu, Çariçe Katerina'nın bu başarıyı büyük bir zafer olarak kutlayıp bölgeyi hızla Rus nüfusuyla kolonize ettiğini belirtiyor. II. Dünya Savaşı'nda Kırım Tatarları'nın Almanları desteklediği gerekçesiyle Stalin tarafından topluca Orta Asya'ya sürüldüğünü, bir kısmının yıllar sonra geri dönebildiğini ancak bugün Kırım'da nüfusun çok küçük bir azınlığını oluşturduklarını söylüyor. Günümüzde nüfusun %80'den fazlasının Rus olduğunu ve coşkuyla Rusya'ya bağlılık duyduğunu, 2014'teki ilhak referandumunda da bu iradenin serbestçe ortaya konduğunu ifade ediyor. Nişanyan, tarihsel ve demografik gerçeklik açısından Kırım'ın Ukrayna ile hiçbir bağı olmadığını, bölge halkının kendi ülkesiyle birlikte yaşamasının doğal karşılanması gerektiğini savunuyor. Aynı durumu Dağlık Karabağ için de geçerli görüyor: Nüfusun tarihsel olarak %90 oranında Ermeni olduğunu, Azerbaycan yönetimini istemediklerini ve haklı gerekçelerle savaştıklarını belirtiyor. Ancak çevre rayonlarda Ermenistan'ın ileri sürdüğü hakkın savunulabilir olmadığını, 28 yıl süren işgalin ardından askeri yenilgiyle sonuçlandığını ve Dağlık Karabağ'ın artık Rus askerlerinin kontrolüne girdiğini anlatıyor. Türkiye'nin bölgede pay sahibi olduğu iddialarını Rus yetkililerin defalarca reddettiğini vurgulayan Nişanyan, mevcut çözümün mümkün olan en sağlam seçenek olduğunu düşünüyor. Ermenistan'da hükümeti vatan hainliğiyle suçlayan akılsız milliyetçiliğin, daha önce Levon Ter-Petrosyan döneminde olduğu gibi barışçıl çözümleri engellediğini ve bu saçmalığın tekrarlanmaması gerektiğini söylüyor. Nişanyan'ın sözlerine göre, hem Kırım'da hem Dağlık Karabağ'da nüfusun aidiyet tercihi temel alınmalı ve Sovyetler Birliği'nin yapay idari düzenlemeleri bir yana bırakılmalıdır.