Soğd Dili ve Tarihsel Önemi
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Soğd dili, Batı Türkistan'da Buhara ve Semerkant civarında konuşulan, Farsçadan ve Kürtçeden farklı, Doğu İran dillerinden bir Sakaca lehçesiydi. 20. yüzyıl başında Turfan gibi bölgelerde bulunan yüzlerce metin sayesinde dil ayrıntılı tanınıyor. 11. yüzyıla kadar yazılı malzeme üretmiş, Türklerin bölgeye hâkim olması ve ardından Moğol istilasıyla eriyip gitmiş; günümüzde Tacikistan ve Afganistan dağlarında kalıntıları yaşamaktadır. Göktürklerin birinci döneminde Türkçe yazıt dili yoktu; hakan isimleri Türkçe değildi ve birkaç yazıt Soğdca bırakılmıştı; yani ilk Göktürk kitabet dili Soğdcaydı. Soğdcadan Türkçeye borç, kadın (hatun ile aynı kökten iki farklı alıntı) gibi kelimeler girmiştir. Dil, yalnızca bir hanedan dili değil, Çin'den İstanbul'a uzanan ticaretin kilit halkasını oluşturan Soğd tüccarların ortak ticaret diliydi. Soğdlar Budizmi benimsemiş, Budist eserler üretmiş ve Türklere Budizmi taşımıştır. Aramî alfabesinden türeyen Soğd yazısı, Uygur alfabesine, oradan da Moğolların yukarıdan aşağı yazı sistemine kaynaklık etmiştir. Zamanla Soğdlar çoğunlukla Türkleşmiş, bir kısmı Farslaşmış; bugünkü Özbekistan ve Tacikistan halkları kısmen bu Soğd mirasını taşımaktadır.