Toplum ve Sistemin Geleceğine Dair Çarpıcı Tespitler
Bahattin Çağdaş
@BahattinÇAĞDAŞ • 21K abone
Sevan Nişanyan, kendisini siyasi olarak liberal olarak tanımladığını ve bireysel, vicdani özgürlüğü en önemli siyasi değer olarak gördüğünü belirtiyor. Daha iyi bir tanım bulamadığı için bu etiketi benimsediğini, ancak bir keresinde kendisini "muhafazakar anarşist" olarak da nitelendirdiğini söylüyor. Aklın önemine inandığını vurgulayarak, dogmatizmden ve kitle psikolojisinden nefret ettiğini, asıl meselesinin toplumdaki hazırlop yargıları, dogmaları ve sorgulanmayan kabulleri rahatsız etmek olduğunu ifade ediyor. Parti kurmak veya bir siyasi akımın lideri olmak gibi bir derdinin olmadığını; yaptığı şeyin bir siyasi akım değil, bireysel bir tavır olduğunu düşünüyor. Küresel güçler ve dünyayı kontrol eden gizli aileler komplolarına inanmadığını açıklayan Nişanyan, Rothschild ve Rockefeller gibi ailelerin modasının 20. yüzyılda kaldığını, bugün Mark Zuckerberg ve Google gibi yeni teknoloji devlerinin yanında cüce kaldıklarını ve 2008 krizinden sonra güçlerini kaybettiklerini söylüyor. Masonların nostalji kulübüne döndüğünü, İlluminati'nin ise sadece romanlarda var olduğunu düşünüyor. 11 Eylül saldırıları hakkında ise, Afganistan'daki bir mağarada oturan birinin bu işi yapmadığının açık olduğunu belirtiyor. Saldırının ABD'ye "İslami terörizm" adı altında büyük bir güvenlik aygıtı kurma ve olağanüstü yetkiler kazanma imkânı verdiğini, ancak bu sürecin ABD'yi güçlendirmediğini, aksine ideolojik ve küresel hâkimiyetini ciddi şekilde zayıflattığını savunuyor. Tarihte aptallığın rolünün küçümsenmemesi gerektiğini, global imparatorlukları yönetenler arasında da çok sayıda aptal insan bulunabildiğini ve bunun insanoğlunun kaderinin acı bir tecellisi olduğunu sözlerine ekliyor.