create notifications

Ankara'nın 1930'ların Özgün Mimari Karakteri

avatar

Sevan Nisanyan

@NisanyanS • 63K abone

4 görüntülenme 6 Yıl önce Yapay zeka özeti

Sevan Nişanyan, modern kentlerin eski mahallelerinin bile birbirinin aynısı olduğunu, karakterlerini kaybettiğini söylüyor. 1940’ların Ankara’sını örnek vererek, o dönemde 1930’lar Alman mimarisinin etkisiyle planlanmış, kendine has ruhu olan mahalleler (Saraçoğlu, Yenimahalle) yaratıldığını belirtiyor. Bu mahallelerde her şeyin benzer, düzenli ve planlı olmasını sempatik bulsa da, bu tekdüzeliğin kendisine bunaltıcı geldiğini, hatta köye yerleşme sebeplerinden birinin bu olabileceğini ifade ediyor. Büyük şehirlerin bürokratik kurallar olmadan nasıl yaşanabilir kılınabileceğini sorguluyor. İngiltere’deki planlı ama yine de mola verilebilen, yalnız kalınabilen alanlardan farkına dikkat çekiyor. İnsanların artık kolektif bir şekilde organik mimariye, çeşitliliğe ve plansızlığa özlem duyduğunu, bu arayışın yaygınlaştığını ancak eyleme geçebilenlerin az olduğunu düşünüyor. Son olarak şehirlerin estetik çirkinliğinden, özellikle Kuzey Amerika şehirlerinin çoğunun aynı derecede çirkin olduğundan yakınıyor.