Rusya dünya gücü olabilir mi?
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Putin'in bir okul çocuğuna 'Rusya'nın sınırları hiçbir yerde bitmez' sözüyle başlayarak Rusya'nın yayılmacı vizyonunu ve kendini 'dünya medeniyeti' olarak konumlandırışını ele alıyor. Rusya'nın nüfus açısından küçük ama geniş toprakları işgal etmiş bir ülke olduğunu belirtiyor. Ruslar için dilin önemine vurgu yaparak, Rusçanın yalnızca ana dil olarak kalmasının onları sıradan bir kavim seviyesine düşüreceğini, bu yüzden eski Sovyet coğrafyasında ikinci dil olarak yaygınlaşmasının hayati olduğunu ifade ediyor. Nişanyan, Rusya'nın postsovyet dönemde Batı'ya alternatif olarak sunduğu tek anlatının 'geleneksel aile değerleri' ve Batı'nın ahlaki dejenerasyonuna karşı durmak olduğunu söylüyor. Bu söylemin Avrupa'daki sağcı partilerle (Almanya'da AfD, Fransa'da Le Pen, Macaristan'da Orban) ortaklaştığını, Türkiye'deki İslami anlatıyla benzerlik taşıdığını ancak Ortodoks kimlikle farklılaştığını dile getiriyor. Katolik ve Protestanlığın zayıfladığı bir dönemde Ortodoksluğun Hristiyan aleminin liderliğine soyunmasının tarihi bir sürpriz olabileceğine değiniyor; ancak bunun yalnızca evanjelistler arasında karşılık bulduğunu, medeni ülkelerde etkisiz olduğunu belirtiyor. Son olarak dinlerin geleceğiyle ilgili bir soruyu, 'dinin yerine yedi renkli bayrağın konduğu' eleştirisiyle yanıtlıyor ve Amerika'da bazı gençlerin geleneksel değerler arayışıyla Protestanlıktan Ortodoksluğa yöneldiğine dair gözlemini paylaşıyor.