Türkiye'nin İsrail karşıtı söylemleri ve Suriye ile barışma zorunluluğu
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Batı dünyasının Roma'nın çöküşüne benzer bir süreçten geçtiğini ve Türkiye'nin bu ortamda göreli bağımsızlığını korumasının en temel politika hedefi olması gerektiğini savunuyor. Mevcut dış politikanın bu açıdan doğru olduğunu, ancak muhalefetin bu konuda ne önerdiğini bilmediğini ve aynı politikayı sürdürseler bile gereken iradeye sahip olduklarından şüphe ettiğini belirtiyor. Erdoğan'ı İstanbul Belediye Başkanı seçildiği günden beri (21 yıldır) tanıdığını ve antipatisinin sürekli arttığını, söyleminin tamamen nefret ve tehdit üzerine kurulu olduğunu, bu taktiğin Hitler'inkiyle aynı olduğunu ve toplumu ümitsizliğe sürükleyen bir sosyopat portresi çizdiğini ifade ediyor. Seçim tercihine gelince; deprem öncesinde oyunu HDP'ye vereceğini, Erdoğan-Kılıçdaroğlu arasında kalırsa yüzde 51 Erdoğan'a eğilimli olduğunu, depremden sonra öfkeyle ibrenin yüzde 51 Kılıçdaroğlu'na döndüğünü, ancak son günlerde muhaliflerin deprem sonrası sosyal medyada sürekli aynı bayat klişeleri tekrarlamasını gördükçe bakış açısının yeniden sarsıldığını ve kararsız olduğunu dile getiriyor.