Osmanlı'nın İslamlaşması ve Neo-Osmanlıcı Hayal
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Osmanlı İmparatorluğu'nun 16. yüzyılda Yavuz Sultan Selim döneminde Ortadoğu'yu fethetmek zorunda kalmasıyla başlayan kültürel dönüşüm sürecini ele alıyor. Daha önce Balkanlar'a yönelen imparatorluğun, iç güvenlik ve İran rekabeti gibi nedenlerle doğuya yöneldiğini; Suriye, Irak, Mısır, Filistin ve Arabistan'ı fethettikten sonra bu toprakları yönetebilmek için İslami karakterini güçlendirmek, medreseler ve camiler inşa etmek, Arapça ve Farsça'nın etkisi altında bir saray dili oluşturmak zorunda kaldığını belirtiyor. Ardından, 2000'li yılların başında Türkiye'nin benzer bir strateji izlediğini, Arap dünyasında yükselen itibarı bölgesel güce dönüştürmek amacıyla Arapça öğretimi ve şeriat vurgusu gibi adımlarla bir İslamlaşma sürecine girdiğini ancak bu projenin Arap Baharı ve Suriye politikasıyla tam bir fiyaskoya dönüştüğünü, Ahmet Davutoğlu önderliğinde yapılan hatalarla sonuçsuz kaldığını ifade ediyor. Nişanyan'a göre bu neo-Osmanlıcı çaba, tıpkı tarihteki gibi güçlü bir zorunluluktan değil, boş bir hayalden ibaretti ve hüsranla sonuçlandı.