Altın Varaklı Koltuklar Tartışması Üzerine
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Emre Belediyesi'nin altın varaklı koltukları üzerinden yürütülen tartışmaları 'bir bardak suda fırtına' olarak nitelendiriyor. Zenginlik farklarının doğal olduğunu ve bu paranın kamusal mekânları güzelleştirmek için kullanılmasının en son eleştirilecek konu olduğunu savunuyor. Kendisine göre eleştiriler iki koldan geliyor: 'görgüsüzlük' ve 'Neo Osmanlı/altın varak' eleştirisi. İlkini, 'modern İtalyan stili' gibi belli bir zümrenin seçkinlik simgelerini dayattığı için reddediyor; kendi otellerinde kibar bir kültürel üstünlük sergilediğini de itiraf ediyor. İkinci eleştiriyi ise tarih bilmezlik olarak görüyor; altının Versay'dan Çin'e, Hindistan'dan Osmanlı'ya kadar evrensel bir zenginlik ve üstünlük göstergesi olduğunu hatırlatıyor. Belediye başkanının salonunun, iş insanları ve bürokratlarla pazarlık yapılan, misafir ağırlanan kamusal bir alan olduğunu; burada ortalama halkın dünyasına göre daha üstün ve etkileyici bir imaj çizmenin ticari/idari bir hamle olduğunu belirtiyor. Sonuç olarak Nişanyan, bu meseleyi siyasi polemik haline getirenlerin, sahte bir halkçılıkla ('halkımız fakir, altın varak ayıp') aslında halktan nefret ettiklerini ve kendilerini halka yabancı hissettiklerini idrak edemediklerini iddia ediyor.