create notifications

Yeni kavramlar için üç yöntem ve türetme riskleri

avatar

Sevan Nisanyan

@NisanyanS • 63K abone

5 görüntülenme 5 Yıl önce Yapay zeka özeti

Sevan Nişanyan, bir dilin yeni kavramlarla karşılaştığında başvurduğu üç temel yöntemi açıklıyor. İlk yöntem, yabancı kökenli yeni kavramı olduğu gibi almak; örneğin "telefon" kelimesinde olduğu gibi, uydurmaya gerek duymadan doğrudan benimsemek. İkinci yöntem, dilde zaten var olan bir kelimeyi yeni bir anlam veya bağlamda kullanmak, yani mevcut kelimeye yeni bir rol yüklemek. Üçüncü yöntem ise var olan kelimelerden, morfolojik kurallara uygun ekler getirerek yeni kelime türetmek. Nişanyan, bu son yöntemin en risklisi olduğunu vurguluyor; çünkü anadilin kaynak ve kurallarıyla oluşturulan bu kelimelerin anlamları net olmaktan uzak, bulanık ve birbirine karışmaya son derece yatkın. Özellikle aynı kökten birden fazla kelime türetildiğinde, Özek, Özdek, özüt, Özgül, Özge, özümsemek, Özerk gibi kelimelerin anlaşılmasının zorlaştığını, bu kavramların her birinin Türkçede ayrı bir anlam ifade etmediğini, yani opak olduklarını ve şeffaflaşmadıklarını belirtiyor. Buna karşılık, yabancı bir kelimeyi doğrudan almanın kavranması ve zihinde net olarak algılanması çok daha kolaydır. "Kamyon", "bamya", "leblebi", "patlıcan", "Fenerbahçe" gibi yabancı kökenli kelimeleri algılamakta hiçbir zorluk çekilmezken, "ışıldak", "ısırgan" veya "ışıklandı" gibi türetmeler kafa karışıklığına yol açmaktadır.