Tarihte Ermeni tanımı (devam)
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Ermeni kimliğinin 19. yüzyıla kadar Osmanlı ve İran toplumlarında yalnızca Ermeni kilisesine mensubiyetle tanımlandığını belirtiyor. Moderniteyle birlikte bu tanım krize girmiş; 18. yüzyıl ortalarından itibaren bazı Ermeniler, kilisenin yobazlığına ve sömürü düzenine tepki olarak Katolik veya Protestan mezhebine geçerek 'Ermeni' sayılmaz hale gelmiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısında aydınlar ortak bir kimlik arayışına girse de, aynı dönemde Doğu Anadolu'nun taşrasındaki köylü Ermeniler, ağır kilise vergileri ve Kürt saldırılarına karşı yetersiz koruma nedeniyle öfkelenerek kitlesel olarak Müslüman olmuştur. Özellikle Van Gölü'nün güneyindeki bölgede (Gevaş, Hizan, Bahçesaray) Ermeni nüfusu 1840'lardan 1880'lere radikal bir düşüşle %100'lerden %30'lara inmiş; bu azalma bir katliamdan değil, derin düşmanlık hissiyle gerçekleşen din değiştirmeden kaynaklanmıştır. Nişanyan, 1895 ve 1915'teki şiddet olaylarında Ermeni kiliselerine saldıranların çoğunun bir kuşak önce Ermeni olanlar olduğunu vurgulayarak, bu durumun tarihyazımına yeni ve karmaşık bir bakış açısı getirdiğini ifade ediyor.