Etnik yapı ve sosyal örgütlenmenin demokrasiyi belirlemesi
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Konuşmacı, Kosta Rika'nın gelişmişliği ile Guatemala'nın geri kalmışlığını nüfusun etnik yapısı ve buna bağlı sosyal örgütlenme farkıyla açıklıyor. Kosta Rika'da halkın %85'i Avrupa asıllıdır, yani sömürülecek büyük bir yerli nüfus olmadığı için büyük toprak mülkiyeti ve kölelik düzeni kurulamamış; bunun yerine aile işletmesi tipi küçük mülkler ve birbirini eşit vatandaş olarak gören bir toplum oluşmuştur. Bu yapı demokrasiyi mümkün kılmış, Kosta Rika 1948'den beri ordusuz, darbesiz, istikrarlı bir demokrasiye sahiptir. Guatemala'da ise kalabalık yerli nüfus, Avrupalı fatihler tarafından köleleştirilmiş; etnik açıdan farklı bir yönetici sınıf ile sömürülen alt sınıf yaratılmıştır. Bu tür bir yapıda halka oy hakkı vermek iktidarın altını oyar, bu yüzden şiddet ve askeri darbeler kaçınılmazdır. Aynı mantık Osmanlı için de geçerlidir: Türk-Müslüman yönetici sınıf, kalabalıkları etnik ve dini açıdan farklı halkları yönetmiş; demokratikleşme bu halkların (Yunan, Sırp, Bulgar vb.) ilk fırsatta bağımsızlık arayışıyla sonuçlanmıştır. Anadolu'ya gelindiğinde ise Mustafa Kemal önderliğindeki yönetici sınıf, ülkeyi hâkim olmayan unsurlardan arındırarak kurtarmıştır.