Dincilere Uygulanan Baskının Sınırları ve Diğer Mağduriyetlerle Karşılaştırma
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, 2015’te söylediği bir sözü hatırlatarak, Türkiye Cumhuriyeti devletinin “dincilere” karşı tutumunun diğer gruplara kıyasla her zaman ılımlı ve bağışlayıcı olduğunu savunuyor. Kürtler gibi katliama, gayrimüslimler gibi soyulup sürülmeye, Aleviler gibi linç edilmeye veya eşcinseller gibi hayatları karartılmaya maruz kalmadıklarını belirtiyor. Dincilerin örgütlerinin dağıtılması, sözcülerinin hapsedilmesi, kamu görevinden atılma ve medyada kötü manşetlere konu olma gibi baskılar yaşadığını ama bunların sistematik ayrımcılık değil, siyasi baskı örnekleri olduğunu vurguluyor. Nişanyan’a göre 1944 ve 1950 sonrası Türkçü-ülkücülerin topluca tutuklanması veya 2007 sonrası askerlerin sorgulanması da benzer bir siyasi baskıdır. Asıl ağır suçun ise bir toplum kesiminin toptan şeytanlaştırılması, ötekileştirilmesi, temel haklarından yoksun bırakılması, yurtlarından kovulması ve mallarına el konulması gibi uygulamalar olduğunu söylüyor.