Osmanlı Göçmenleri, Karadenizliler ve Kürtlerin Yükselişi
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Osmanlı'nın 400 yıllık egemenliğini 30 yılda hızla kaybetmesinin ardından, Rumeli ve Girit göçmenleriyle Çerkezlerin verdikleri mücadeleleri karşılaştırıyor. Çerkezlerin kendi ülkelerinden gelen güçlü bir silahlı aşiret geleneğine sahip olduğunu, bu sayede köylerinde kayıtsız şartsız beylerin liderliğinde örgütlendiklerini belirtiyor. Buna karşılık Balkan muhacirlerinin yüzyıllarca barışçıl ortamda yaşamış, tarım ve şehir hayatına adapte olmuş bir nüfus olduğunu, dolayısıyla silahlı mücadelede daha sınırlı kaldığını vurguluyor. Cumhuriyet döneminde Türkiye'nin yapılanmasına bu iki zümrenin yanı sıra iki grubun daha damga vurduğunu anlatan Nişanyan; Karadenizlilerin doğal çatışma gelenekleriyle 1950'lerden sonra büyük şehirlere göç ederek mafya benzeri dayanışma ağları kurduğunu ve bu sayede siyasette ve devlet kademelerinde son derece etkili konumlara geldiğini söylüyor. Ardından 1993 ve 2000'li yıllarla birlikte Kürtlerin yükselişine dikkat çekiyor: Devlet bürokrasisinde Kürtlere karşı bir dışlama ve güven bunalımı olsa da, siyaset yoluyla tepeden inme bir yöntemle, nüfuslarıyla orantısız sayıda Kürt'ün ülkenin kilit noktalarına getirildiğini ifade ediyor.