Mehmet Uçum'un Yazıları ve Kürt Meselesi Eleştirisi
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Konuşmacı, Mehmet Uçum'un yazılarını takip ettiğini ve okudukça dehşete kapıldığını belirtiyor. Uçum'un üstü kapalı, mistik bir dille yazdığını; yönetici kadroların bu şekilde düşünüyorsa ülkeden hayır gelmeyeceği hissinin kendisinde güçlendiğini ifade ediyor. Uçum'un 'sistematik terörü ilelebet tasfiye etmek' söylemini eleştiriyor: Buradaki 'terör'ün aslında Kürt isyanı, 'tasfiye'nin ise devletin şiddet tekelini mutlak kılarak Kürt ulusal hareketinin her türlü platformdaki siyasi etkisini yok etmek anlamına geldiğini savunuyor. 'Devletle ve milletle bütünleşme' hedefinin, Türk milliyetçiliği dışında hiçbir siyasi harekete izin vermemek şeklinde yorumluyor ve 1925'ten beri aynı başarısız politikanın sürdürüldüğünü, alternatif düşünülemediğini söylüyor. Mevcut zihniyeti 'kokuşmuş, çağı geçmiş ulus devlet kalıpları' olarak nitelendiriyor. Uçum'un demokrasi vurgusunu samimiyetsiz buluyor; çünkü silahlar bırakılana ve terör yok edilene kadar demokrasinin yasak olduğu ima ediliyor. Muhalif sesleri 'fikri sabotaj' olarak etiketleyen bu yaklaşımı 'salakça' ve doğrudan 'vatan hainliği' olarak tanımlıyor.