Vahdettin'in Mustafa Kemal Hakkındaki Sessizliği
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Türkiye'de siyasileşmiş Kürt kesimleri dışında yaygın bir Atatürk düşmanlığına tanık olmadığını belirtiyor. Genel halkın, eğitim sisteminin dayattığı büyük memleketi kurtardı mitinden ziyade, Koca Paşanın savaş kazanıp gâvuru denize dökmesinden dolayı, çok fazla ayrıntı bilmeden bir sevgi beslediğini söylüyor. Asıl kırılmanın İsmet İnönü ve Cumhuriyet Halk Partisi ile yaşandığını vurgulayan Nişanyan'a göre, Türk toplumu 1950'de kendisine verilen demokrasi hediyesini büyük bir coşkuyla kabul edip, siyaseti hayatının ana ekseni haline getirdi. Ancak 1960 darbesiyle halkın seçtiği adamın (Adnan Menderes) asılmasını affedilemez bir sahtekârlık ve büyük bir ihanet olarak tanımlıyor. CHP'nin 1960'tan bugüne yüzde yirmilik bir oy tavanına sıkışmasının ve halkın bir daha ona güvenmemesinin temelinde 1920'ler veya 30'lar değil, bu 1960 ihaneti yatıyor. Nişanyan, 1960'ı izleyen 10 yılda CHP'nin performansını siyasi intihar olarak niteliyor. Partinin İnönü ve onun yetiştirmeleri yönetiminde nasıl olsa memleket bizim, güç bizde, siyasi yanlış yapsak da zararı yok kibrinde ve namussuzlukta olduğunu söylüyor. CHP'nin o günden sonra bir daha iflah olmadığını ve artık siyasi bir faktör olarak rol oynayabilmesi için iki radikal koşul gerektiğini iddia ediyor: Partinin kapatılıp yeni bir isim, kimlik ve kadrolarla yeniden kurulması ya da başına topluma gerçekten umut aşılayacak bir liderin gelmesi. Buna rağmen Nişanyan, Türkiye'nin artık bir demokrasi olmadığını ve seçimlerin geleceğinin belirsiz olduğunu söyleyerek sözlerini tamamlıyor.