Avrupa Parlamentosu seçimleri
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Avrupa Parlamentosu seçimleri sonrası medyanın "aşırı sağın yükselişi" söylemini eleştiriyor. Tüm yayın organlarının halkın çoğunluğunun tercihini anlamaya çalışmadan, panikle ve tek tip bir dille kaygı pompaladığını belirtiyor. Bu durumu, medya ile halk arasında ideolojik bir kopuş ve rasyonaliteyi kaybetmiş bir zihinsel çöküş olarak yorumluyor. "Aşırı sağ" denilen partilerin ortak çizgilerini sorgulayan Nişanyan, bu partilerin aslında Avrupa Birliği'nin bürokratik elitine karşı olduklarını, Amerika'nın vasali olmaya tepki gösterdiklerini, NATO'nun savaş politikalarına kuşkuyla baktıklarını, ulusal değerlerin yok sayılmasından rahatsızlık duyduklarını ve kitlesel kontrolsüz göçe karşı çıktıklarını vurguluyor. Bu politikaların hangisinin "aşırı sağ" olduğunu anlamadığını, bunun bir sahtekarlık olduğunu düşünüyor. Düşük seçim katılımının halkın temsil edilmediği hissini yansıttığını, Avrupa Birliği'nin derin ve ölümcül bir kriz yaşadığını savunuyor. Türkiye'de ise hâlâ Avrupa'ya katılım umudu besleyenlerin "hikâyenin ipini kaçırdığını" söylüyor ve ülke insanının dünyadaki gelişmeleri dil bariyeri ve iç gündemin sığlığı nedeniyle takip etmediğini belirtiyor.