create notifications

Yahudi düşmanlığının tarihi

avatar

Sevan Nisanyan

@NisanyanS • 63K abone

6 görüntülenme 3 Yıl önce Yapay zeka özeti

Sevan Nişanyan, antisemitizmin evrensel bir içgüdü olduğu fikrini reddediyor. İslam dünyasında 20. yüzyıla kadar neredeyse hiç Yahudi düşmanlığı olmadığını, aksine Avrupa'dan kaçan Yahudiler için Osmanlı ve diğer Müslüman coğrafyaların çok daha güvenli limanlar olduğunu belirtiyor. İslam dünyasındaki antisemitizmin yükselişini, 1930-50'li yıllarda İsrail'in kuruluşuna ve Filistin halkına yönelik politikalara bağlıyor. Asırlardır İslam toprağı olan bir yerin, Müslümanların küçümsediği bir halk tarafından işgal edilmesi ve Batı'nın desteğini alması, tahammül edilemez bir aşağılanma olarak algılanarak şiddetli bir tepkiye dönüşmüştür. Avrupa'daki Yahudi düşmanlığının ise Orta Çağ'dan beri süreklilik arz eden, her iki-üç kuşakta bir katliam veya bastırma girişimleriyle kendini gösteren bir olgu olduğunu söylüyor. Bu farkın açıklamasını iki dinin siyasi yapılarında bulmak gerektiğini savunuyor. Hıristiyanlık, Roma İmparatorluğu'nun homojen kültürü üzerine kurulduğu için, başlangıcından itibaren bu ortak platforma asimile olmayı reddeden Yahudileri dışladı ve "toplumda yeri yok" dedi. İslam ise fetih yoluyla yayıldı ve en parlak döneminde bile nüfusun büyük çoğunluğu gayrimüslimdi. Bu zorunluluk, İslam'ı ilk günden itibaren gayrimüslimlerle bir arada yaşamanın, onları yönetmenin hukuki ve idari sistemlerini geliştirmeye zorladı. Hıristiyanlık asimile edemediğini silerken, İslam yönetti; 13. yüzyılda neredeyse tamamen Hıristiyan olan Avrupa'da Yahudiler anlaşılamayan bir aykırılık iken, %60'ı gayrimüslim olan İslam topraklarında Yahudiler var olan çeşitliliğin sadece bir parçasıydı. Avrupa'daki antisemitizm bu yüzden çok daha şiddetli ve sürekli olmuştur.