Adalet duyusunun kaybı
Dr. İsmail Kurun
@IsmailKurun • 7.3K abone
Sevan Nişanyan, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerindeki adalet anlayışını karşılaştırıyor. Osmanlı toplumunun pratikte adil olmadığını, güç dengelerinin belirleyici olduğunu ancak siyasi söylemde 'adalet'in sürekli bir referans noktası ve devletin meşruiyetini sorgulatan temel bir ilke olduğunu belirtiyor. Buna karşılık Cumhuriyet döneminde adalet kavramının söylemden tamamen silindiğini, temel değerin 'devletin çıkarları' haline geldiğini ve devletin kutsallık makamına yerleştirildiğini vurguluyor. Nazım Hikmet'in mahkumiyeti örneği üzerinden, Osmanlı'da adaletsiz bir kararın toplumda ahlaki bir tartışma başlatacağını, Cumhuriyet'te ise devlet kararlarının adalet açısından sorgulanmasının tamamen ortadan kalktığını anlatıyor. Bu durumun temel sebebi olarak, Osmanlı'da dinin devletten bağımsız bir güç merkezi oluşturup devleti yargılayabilmesini; Cumhuriyet'in ise dini marjinalize edip devleti tek kutsal otorite haline getirerek adalet duygusunu ciddi ölçüde zedelediğini savunuyor.