create notifications

Anadolu Aleviliğinin İran Şiiliğinden farklılaşması ve dede geleneği

avatar

Sevan Nisanyan

@NisanyanS • 63K abone

7 görüntülenme 6 Yıl önce Yapay zeka özeti

Sevan Nişanyan, Şii İslam'ın 7. yüzyıldan beri var olan bir parti, mezhep ve yol olduğunu, Şah İsmail'in bazı Şii temalarını kullanarak büyük bir devrim başlattığını ve yeni bir siyasi oluşum yarattığını anlatıyor. Şah İsmail daha sonra İran'da şah olunca, Kum'daki geleneksel Şii ulema ile anlaşarak eski Şii geleneğini benimsedi; bu sırada Osmanlı'daki takipçileri İran'dan çekinerek farklı bir çizgiye gidip İran Şiiliğinden ayrı bir gelenek geliştirdiler. İran Şiiliğinin, Sünniler kadar hatta daha da güçlü bir medrese geleneği, akademik-teorik çerçevesi, hukuku ve molla hiyerarşisi bulunurken, Türkiye Alevilerinde böyle bir yapı hiçbir zaman oluşmadı. Nişanyan, İran Şiiliğini Katolik Kilisesi'ne, Anadolu Aleviliğini ise merkezi örgütü olmayan Protestanlığa benzetiyor; Alevilikte merkeziyetçilik yerine, yerel şaman ve rahip geleneklerini sürdüren dedeler bulunuyor ve bu dedelerin ocakları, yönetim şekilleri hakkında artık az çok bilinen bir literatür mevcut. Bunun sadece bir doktrin veya mitoloji değil, aynı zamanda bir din, gelenek ve örgütsel yapı olduğunu vurguluyor.