Mültecilerle Yaşamanın Zorunluluğu ve Çözüm Arayışı
Yavuz Baydar
@yavuz.baydar • 39K abone
Sevan Nişanyan, Türkiye'deki yaklaşık 3,5 milyon mültecinin kalıcı olduğu gerçeğini vurguluyor. Bu insanların gitmeyeceğini, asıl meselenin bu durumla nasıl yaşanacağı ve üstesinden gelineceği olduğunu söylüyor. Kanaat önderlerinin görevinin topluma yol göstermek ve çıkış yolları tartışmak olduğunu ancak Türkiye'de bu tür seslerin sustuğunu, kaçtığını ya da sindiğini belirtiyor. Sonuç olarak kutuplaşmanın artacağını, yer yer linç olayları ve Suriyelilerin örgütlenip misilleme yapmasıyla bir kör dövüşü yaşanacağını, fakat sonunda kimsenin Suriye'ye dönmeyeceğini ifade ediyor. Göçün yalnızca savaştan değil, Ortadoğu ülkelerinin ekonomik ve ekolojik çöküşünden kaynaklandığını, bu nedenle kaçışın süreceğini söylüyor. Türkiye'nin, mültecileri Batı'ya yönlendirme seçeneğinin de güç yetmezlik ve misilleme riski nedeniyle gerçekçi olmadığını düşünüyor. Nişanyan'a göre Türkiye, farklı dil konuşan yeni bir etnik azınlıkla yaşamayı öğrenmek ve bu nüfusu topluma nasıl adapte edeceğini sorgulamak zorundadır; asıl çözümler o zaman bulunacaktır.