Yeni Ortadoğu'da İran'ın yükselişi ve güç dengeleri
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, konuşmasında Ortadoğu'nun geleceğine dair karamsar bir tablo çiziyor. Körfez devletlerinin ağır darbe yiyeceğini, Suriye ve Irak'ın mahvolduğunu, Mısır'ın ise bir çöp ülkesine dönüştüğünü belirtiyor. Arap ülkelerinin kendini yönetme yeteneğinin zayıf olduğunu ve petrol dışında güçlerinin bulunmadığını vurguluyor. Bu boşluktan istifade edecek asıl aktörlerin İran, Türkiye, Çin, Rusya ve İsrail olduğunu söylerken, Suudi Arabistan, Irak ve Mısır'ın bu oyunda belirleyici olamayacağını ifade ediyor. İran özelinde ise, yükselen Hüseyin kültüne rağmen, görüştüğü üniversite mezunu şehirli kesimin rejime ve İslam dinine sempati duymadığını, aksine yabancılara "zannettiğiniz gibi muhafazakar değiliz" mesajı verme çabasında olduğunu aktarıyor. Buradan hareketle İran'ın tekrar katı bir seküler rejime savrulabileceğini, tıpkı Şah dönemi sonrası İslam devrimine gittiği gibi bir aşırılıktan diğerine sürüklenebileceğini belirtiyor. Ancak bu süreçte savaşın yarattığı ulusal birlik duygusunun, İslami söylemi ulusal bir anlatıya dönüştürerek rejimi 30 yıl daha götürebileceğini ekliyor. Nişanyan sözlerini, İran'ın da tıpkı Türkiye ve Ukrayna gibi Huntington'ın tarif ettiği şekilde bir "kimlik bölünmesi" yaşayan ülke olduğunu belirterek tamamlıyor.