Dini ve Milli Değerleri Aşağılama Suçlarının Kaldırılması
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, dini ve milli değerleri aşağılama suçlarının kaldırılmasının bir ülkenin yararına olup olmadığı sorusuna karmaşık bir yanıt veriyor. Temelde, bu değerlerin toplumsal dayanışmayı ve ortak hareket kabiliyetini güçlendirdiği için korunması gerektiğini, dolayısıyla kaldırılmasının zararlı olabileceğini söylüyor. Ancak asıl meseleyi Türkiye bağlamında ele alarak, özellikle eğitimli ve liderlik potansiyeli taşıyan kesimlerin bu değerleri aşağılamayı bir “ahlaki görev” haline getirmesinin nedenini sorguluyor. Nişanyan’a göre Türkiye’de devlet büyükleri ve siyasi önderler, cumhuriyetin kuruluşundan itibaren önce milli, 1950’lerden sonra da dini değerleri bir “iç terör unsuru” ve “sopa” olarak kullandı. Bu değerleri, toplumun seçkin, seküler ya da farklı yaşam tarzına sahip kesimlerini aşağılamak, sadakatlerini sorgulamak, nefret söylemiyle hedef göstermek için araçlaştırdılar. Bu politikanın doğal sonucu olarak, mağdur kesimlerde savunmacı bir refleks gelişti: “Bu değerler zaten bizim değil, bunların sahipleri yobazdır, o hâlde aşağılama suç olmaktan çıksın” tepkisi haklı bir zemine oturdu. Yani asıl suçlu, değerleri aşağılayanlar değil, o değerleri başkalarını aşağılamak için kullananlardır. Özetle Nişanyan, dini ve milli değerlerin doğru kullanıldığında toplumsal tutkal işlevi gördüğünü, herkesi kucaklayarak dayanışmayı artırdığını; ancak bölücü bir silaha dönüştürüldüklerinde tam tersine yıprandıklarını ve toplumu kutuplaştırdığını vurguluyor.