create notifications

Monofizit ve Diofizit Kavgasının Hristiyanlık Tarihindeki Yeri

avatar

Sevan Nisanyan

@NisanyanS • 63K abone

6 görüntülenme 1 Yıl önce Yapay zeka özeti

Hocam, Sevan Nişanyan'ın anlatımıyla monofizit ve diofizit kavgasının özeti şöyle: Öncelikle İsa'yı peygamber olarak gören gruplar konusuna açıklık getiriyor. Hristiyanlık tarihinde, İsa Mesih'i peygamber olarak tanımlayan hiçbir ciddi ve büyük Hristiyan topluluğunun olmadığını, bu iddianın Hristiyan geleneğinde hakaret olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Asıl mesele olan monofizit ve diofizit kavgasının ise Türk ve İslam kültürü açısından hayati bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. 451 yılındaki Kadıköy Konsili ile Hristiyan dünyasının bölündüğünü, Doğu illerinin (Mısır, Suriye, Ermenistan ve Anadolu'nun doğusunun) monofizit cepheyi, Bizans ve Batı dünyasının ise diofizit cepheyi seçtiğini anlatıyor. İşin en kritik noktası da bu: Yaklaşık 200 yıl sonra monofizit bölgelerin büyük kısmının Hristiyan dünyasından koparak Müslüman olması. Bu nedenle İslam'ın nerede başladığı ve nasıl bu kadar hızlı yayıldığı sorusunun cevabının 622'deki hicretten değil, 451'deki bu kavgada aranması gerektiğini söylüyor. Doktrin farkına gelince, iki taraf da Hz. İsa'nın hem insan hem tanrı kimliği olduğuna inanıyor. Diofizitler bu iki kimliğin ayrı olduğunu savunurken, monofizitler bu iki kimliğin bir olduğu tezini ileri sürüyor. Ancak Sevan Nişanyan bu teorik kısmı "deli saçması" olarak niteliyor ve asıl önemli bulduğu noktayı açıklıyor: 451 yılındaki Kadıköy Konsili'nin sonuç belgelerini okuduğunda, bu belgelerin teolojik tartışmayla değil, tamamen siyasi ve idari konularla ilgili olduğunu görmüş. Belgelerin, tüm Hristiyan dünyasını İstanbul Patrikliği'nin egemenliği altına sokan, manastırların mali yönetimini merkeze bağlayan ve kilise içi bürokratik hiyerarşiyi pekiştiren bir "merkezi iktidar gaspı" belgesi olduğunu tespit ediyor. Özetle, görünürde İsa'nın doğası üzerine bir doktrin kavgası verilse de işin özünde, taşra kiliselerinin merkezi İstanbul'un sıkı yönetimine girmek istemeyip nispi bağımsızlıklarını koruma mücadelesi verdiği gerçek bir iktidar savaşı var. Monofizitlik ve diofizitlik, bu kavganın sadece dış görünüşü, bir kılıfı.