Komünizm olmasaydı Rusya nasıl olurdu
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan bu konuşmasında, Rusya’nın kapitalist yolu seçmiş olsaydı bugün daha güçlü olup olmayacağı sorusunu yanıtlıyor. Çarlık rejiminin zaten tükenmiş, meşruiyetini yitirmiş ve katı sınıfsal ayrımlara dayanan bir yapı olduğunu, bu yüzden bir kırılmanın kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Sovyetler Birliği’nin kuruluşunun ardından 1920’lerden 1940’lara kadar köylü nüfusun eğitim ve yaşam koşullarında büyük bir atılım yaşandığını, polis devleti baskısına rağmen şaşırtıcı bir idealizm ve toplumsal dönüşüm gerçekleştiğini anlatıyor. Asıl tıkanmanın 1940’lardan sonra başladığını, iç savaşta dökülen yoğun kan ve yaratılan şiddet sarmalının diktatörlüğü sona erdirmeyi imkânsızlaştırdığını ifade ediyor. Stalin’in ölümünden sonra kontrollü bir açılma denendiğini, ancak bunun başarısız olup sistemi tekrar kapanmaya zorladığını, çokuluslu imparatorluk yapısının (tıpkı Osmanlı gibi) ipleri gevşetmeyi engellediğini vurguluyor. 1960’lardan itibaren Sovyet sisteminin hasta, kendine inancını yitirmiş, bürokratik bir bataklığa saplanmış ve legal yapıyla gerçek toplum arasındaki bağın koptuğu bir ülkeye dönüştüğünü söylüyor. 1990’lardaki kişisel gözlemleriyle (resmî mağazalarda sebze yokken gece yarısı kaçak pazarların kurulması) sistemi örnekliyor; bu durumun bir yandan çaresizlik ve fakirlik, diğer yandan müthiş bir dayanışma ruhu yarattığını aktarıyor. Sonuç olarak, Rusların komünizme hiç bulaşmayıp kapitalist olmaları hâlinde bugün daha güçlü olamayacaklarını net bir şekilde belirtiyor; asıl farkı yaratacak şeyin 1940’larda sistemi gevşetmeyi başarmaları olacağını söylüyor.