Sovyetler'in çöküşü karşısında Çin'in başarılı reform stratejisi
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, bu kapsamlı soruya cevap verirken Sovyetler Birliği'nin çöküşünü ve Çin'in başarısını temel bir karşılaştırma üzerinden açıklıyor. Yazarın temel tezi, Sovyetler Birliği'nin "aptallıkla" batırıldığı yönünde. Gorbaçov döneminde aynı anda iki zıt şey yapılmaya çalışıldı: Radikal ekonomik reformlar için güçlü bir otoriteye ihtiyaç varken, "Perestroyka" ve "Glasnost" ile ülkenin yönetim yapısı ve otoritesi temelinden dinamitlendi. Bu durum, reformları imkansız hale getirip sürecin kısa sürede kontrolden çıkmasına neden oldu. Çin'in başarısının formülü ise iki ayaklı ve son derece stratejikti: 1. **Küçük sermayeyi serbest bırakmak:** Hong Kong modelinden esinlenen Çin, komünist sistemin en büyük hatalarından biri olan küçük esnaf ve girişimciliği yasaklama/engelleme durumunu derhal bitirdi. Herkesin dükkan açabildiği geleneksel Asya pazarına dönüş hızla sağlandı. 2. **Kamu mallarının yağmalanmasını önlemek:** Büyük kamu kuruluşlarının ve devletin yatırımlarının "özelleştirme" adı altında yağmalanmasına izin vermediler. Nişanyan, Rusya ve diğer eski Sovyet cumhuriyetlerinde ise tam tersinin yaşandığını, kamunun 80-90 yıllık birikiminin (sanayi tesisleri, ulaşım ağları vb.) gerçek kapitalistler tarafından değil, "üç kağıtçı" yağmacılar tarafından talan edildiğini vurguluyor. Devlet yatırımlarının modernize edilmesi beklenirken, bu varlıklar içindeki ampullere kadar sökülüp satılarak enkaza çevrildi. Bunu besleyen ana duygu ise Sovyet toplumunda sisteme olan inancın tamamen kaybolması ve "kim kaparsa kardır" zihniyetinin hâkim olmasıydı.