Mustafa Kemal ne yapsaydı
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Bu videoda Sevan Nişanyan, 2018'de yazdığı ve çok okunan bir metni hatırlatarak, Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalizm hakkındaki görüşlerini net ve sistematik bir şekilde ortaya koyuyor. Metnin özü şu cümlelerle başlıyor: "Mustafa Kemal'in yerinde olsaydınız siz nasıl bir politika izlerdiniz?" Sorusuna verdiği cevap: "Aşağı yukarı aynısını yapardım." Nişanyan'a göre bu bir tercih meselesi değil, tarihsel bir zorunluluktu. 1922'de yıkılmış, tüm kurumları iflas etmiş bir devleti yeniden kurmak ve bu süreçte kendi iktidarını ve canını korumak isteyen herhangi biri, mantıksal bir silsile içinde aynı politikaları izlemek zorunda kalırdı. Bunlar; çökmüş bir ekonomide sahte de olsa bir ulusal heyecan yaratmak, "denize dökülen gavur" gibi anlatılarla halkı motive etmek, eski silah arkadaşlarını hizaya getirmek için gerekirse asmak, devletin parçalanma sürecine dur demek için Kürtlere karşı caydırıcı tedbirler almak ve İngiliz liberalizmi ile Alman nazizmi arasında bir orta yol tutturmaya çalışmaktı. Ancak Nişanyan, asıl sorunun 80 yıl önce ölmüş bir adamla kavga etmek değil, Mustafa Kemal'i bir **ikon** haline getiren bugünkü müritler olduğunu vurguluyor. Ona göre bu ikon, "çağdaş Türk ırkçılığının ve devlet tapıcılığının bayrağı", devlet ve vatan-millet adına yapılan her türlü namussuzluğu peşinen aklayan bir ahlaki körlüğün simgesi. Bu ikonun taşıyıcıları olan "yarı okumuş ve ucuz modernlik cilasıyla cilalanmış zümreler", dış dünyaya nefret kusarken, içeride kendi toplumlarıyla duygusal bağ kurma imkanını tamamen yitirmiş, devlet gücüne sarılmaktan başka çareleri kalmamıştır. Nişanyan, Türkiye'ye has bir patoloji olarak tanımladığı **ulusalcılığı**, kendi toplumundan nefret eden bir yarı elit kültürü olarak tarif ediyor. Bu zihniyetin, İslam'ı reddetse de tarihsel İslam'daki **"millet-i hakime" (üstün millet) kibrinin** günümüzdeki has temsilcisi olduğunu belirtiyor. "Fethettik demek ki haklıyız" diye özetlediği bu bakış açısı, komşu ve tabi halkları anlamayı imkansız kıldığı için Kürt meselesinde büyük bir cehalet ve anlayışsızlık sergilenmesine yol açıyor. Sonuç olarak Sevan Nişanyan, ortaokul yıllarından beri tutarlılıkla savunduğu temel fikri yineliyor: **"Kemalizm illetinden kurtulmadıkça, Türkiye'de medeniyet davasını unutun."**