20. yüzyıl başında ikinci özgürlük dalgası
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, 20. yüzyılın başında, önceki yüzyılların dini otoriteye karşı özgürlük mücadelesinden farklı yeni bir isyan dalgasının yükseldiğini anlatıyor. 1918'den itibaren esen bu özgürlük rüzgarı; aristokrasi kalıntıları, zenginler ve yaşlı, beyaz, erkek otorite figürleri gibi toplumda itibarlı sayılan kemikleşmiş seçkin sınıflara ve onların burjuva değerlerine karşı patlak verir. Bu talep, özellikle ekonomik olarak zor durumdaki eğitimli orta sınıftan yükselir. Bu hareketin en görünür sonuçları üç alanda yaşanır: Kadın eteklerinin kısalması ve mayo gibi provokatif giyimin yayılmasıyla kıyafette devrim; hiyerarşinin olmadığı kafe ve restoranların toplumsal yaşamın merkezi haline gelmesi; ve sanatın ana amacının, kabul görmüş değerlerle alay etmek ve onları eleştirmek olduğu modern sanat anlayışının doğuşu. Nişanyan, bu ikinci dalga özgürlük hareketinin 20. yüzyılın ilk yarısında İkinci Dünya Savaşı gibi büyük felaketlerle sonuçlandığını belirtir. Savaş sonrası kurulan yeni düzende ise özgürlük galip gelen devletlerin temel ilkesi olarak sunulurken, Amerika Birleşik Devletleri'nde kapitalizm ile özgürlüğü özdeşleştiren ve Sovyetler Birliği'ni bir kontrol ve günah keçisi olarak konumlandıran yeni bir özgürlük teorisi ortaya çıkar.