Usame Bin Ladin'in Öldürülmesi ve Siyasetin Yalanı
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, videosunda Usame Bin Ladin’in öldürülmesiyle ilgili resmî anlatıdaki tutarsızlıkları sorguluyor. Sakallı bir adamın videoya çıkıp “ben yaptım” demesinin hukuken yeterli delil sayılamayacağını, üstelik Bin Ladin ailesinin “düşman” addedilen İngiltere ve ABD’de elit bir yaşam sürmesinin, hatta bir aile ferdine şövalyelik unvanı verilmesinin büyük kuşkular doğurduğunu belirtiyor. Asıl hedefin yakalanıp sorgulanması gerekirken, tanıksız bir operasyonla öldürülüp cesedinin denize atılmasını “önemli delili yok etmek” olarak tanımlıyor. Konuşmanın ikinci kısmında ise siyasetin doğasına iniyor: Devlet yönetiminin karmaşık gerçeklerinin halkla paylaşılamayacağını, dolayısıyla siyasetin temel işlevinin yalan söylemek olduğunu; iktidar yoğunlaştıkça ve politikacı ile halk arasındaki mesafe arttıkça yalanın boyutlarının da büyüyeceğini, çünkü hesap soracak kimsenin kalmadığını vurguluyor. Kapanışta, egemen güçlerin anlattıklarına sorgusuz inanmak yerine “neden böyle anlatıyorlar, ne saklıyorlar” sorusunu sormanın ve komplo teorisyeni yaftasına kulak asmamanın gerekliliğini savunuyor.