Karakoçan Ilıcaları ve 1993'te Yıkılan Köyler
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, 1977'de ilk kez gittiği Karakoçan karşısındaki Bari'yi (Barill), etkileyici bir Ermeni kasabası ve sıcak su kaynaklarıyla Anadolu'da gördüğü en çarpıcı yerlerden biri olarak anlatıyor. 2005'te tekrar gittiğinde ise köyün tamamen yok edildiğini, kale dahil her şeyin yerle bir olduğunu görüyor. 1993-94 yıllarında Doğu'da yüzlerce köy ve sayısız mezranın devlet tarafından zorla boşaltılıp yakılıp yıkıldığını, bunu "Moğol istilaları gibi" bir barbarlık olarak nitelendiriyor. Türk basınının ve dünyanın bu insanlık suçunu görmezden geldiğini, insanların şehir kenarlarında mülteci mahalleleri oluşturduğunu belirtiyor. Son yıllarda sınırlı bir köye dönüş olsa da, bunun yakın tarihin en büyük kepazeliklerinden biri olduğunu vurguluyor. Devletin bu yapısının yüz yıl önce neler yapmış olabileceğini sorgulayarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ülkenin başına gelmiş en büyük felaket olduğunu, tasfiye edilmesi gerektiğini ve buna hizmet etmiş olanların imha edilmesini bir "insanlık görevi" olarak tanımlıyor.