Osmanlı'nın Köleleştirme Politikası ve Toplumsal Hareketlilik
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Osmanlı ve Batı sömürgeciliğini karşılaştırdığı konuşmasında, Osmanlı’nın ele geçirdiği bölgelerdeki tüm artı değeri emerek yerel halkı fiilen köleleştirdiğini, buna karşılık Batı’da farklı yöntemler izlendiğini ifade ediyor. ABD’de sömürülemeyecek kadar ‘vahşi’ görülen Kızılderililerin marjinalleştirilip katledildiğini, Hindistan’da kitlesel kıyımlar olmadığını, Latin Amerika’da ise Kızılderililerin resmen köle sayılmadığını ancak sivil haklardan yoksun, ağır cezalarla sindirilen ve bulunduğu yerden ayrılması yasaklanmış bir köylü sınıfına dönüştürüldüğünü belirtiyor. Afrika’dan köle ithalinin de ayrı bir olgu olduğunu ekliyor. Daha sonra toplumsal hareketlilik konusuna değinen Nişanyan, Osmanlı’da devşirme kökenli Balkanlıların İslam’ı benimseyip eğitim yoluyla en üst makamlara yükselebildiğini, Batı’daysa bunun başlangıçta sanıldığının aksine mümkün olduğunu vurguluyor: Latin Amerika’da 16. yüzyılda bile İnka soyundan gelen seçkin hukukçular yetiştiğini, İngiltere’de eğitimli Hintlilere her zaman saygı gösterildiğini ve önemli mevkilere geldiklerini söylüyor.