İç Anadolu Kürtlerinin Kökeni
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevgili Selahattin Rengi, İç Anadolu Kürtlerinin kökenleri 17. ve 18. yüzyıla dayanır. Bildiğin gibi 16. yüzyılın sonlarında, yani 1580-90'lardan itibaren tımar sistemi çöktü, devlet kontrolü kaybetti. Bunun sonucunda Güneydoğu'dan – Diyarbakır, Halep, Maraş, Kerkük ve hatta Şam civarından – dalga dalga göçebe, soyguncu diyebileceğimiz aşiretler Anadolu'ya akmaya başladı. 1590'larda düzen çöktü, büyük kargaşalıklar yaşandı. 1600'lerin başından itibaren sürekli şunu duyarız: Halep'ten veya Aydın'dan gelip hayvanlarıyla Niğde üzerinden geçerek Denizli'de, Burdur'da otlamaya gelen 10 bin kişilik aşiretler, oradaki köylüleri soyar, silahlı çatışmalara girer, insan öldürür; sonra devlet bunları bastırır, geri gönderir. Bazen Soma'ya 10 bin Kürt gelip yıllarca huzursuzluk çıkarır, devlet onlara toprak verir, yerleştirir, kaçarlar, yeniden gelirler… Tam 200-250 yıl süren bir kaos dönemidir. Türkmenler, Kürtler ve Arap aşiretleri, Maraş, Diyarbakır, Urfa, Halep, Şam ve Kerkük bölgelerinden sürekli Anadolu'ya göçmüştür. Bir kısmı devlet tarafından zorla iskân edilmiş; bildiğin toplama kampı gibi, tarımsal değeri olmayan, ancak hayvancılığa müsait yerlere yerleştirilmişler. Oysa hayvancılıkla geçinenlerin hareket etmesi gerekir, bir meradan ötekine gitmeleri gerekir. Bunu yapamayınca da saklandıkları bir düzen kurmuşlar. Orta Anadolu Kürtleri, özellikle Haymana, Cihanbeyli, Kulu, yani Konya'nın kuzeyi ile Ankara'nın güneyi arasındaki bölgede -Tuz Gölü dâhil- çok yoğundu. Bir de Çorum'da ciddi bir Kürt yoğunluğu vardır. Bu iki topluluk 1600'lerden başlayarak 1700'lerin başlarında, çok sert bir çatışma ortamında buralara zorla iskân edilmiş; "gelemezsiniz, burada kalacaksınız" denmiş. Cihanbeyli'nin neredeyse tamamı, yanılmıyorsam Şereflikoçhisar'da birkaç Kürt aşireti, Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesi hemen hemen tümüyle Kürt'tür. Bir kısmı asimile olmuş, bir kısmı olmamış; hâlâ Kürtçe konuşuyor, çocuklarına Kürtlere özgü isimler veriyor. Bu arada, kişi adları çalışmamda öğrendiğim en önemli şeylerden biri şuydu: Türk adlarıyla Kürt adları çok farklı. İkisinin de büyük kısmı Arapça kökenli olsa da, dağılım çok farklı. Mesela Abdülaziz… Türkiye'deki Abdülazizlerin yüzde 96 gibi ezici bir çoğunluğu Kürt'tür. Türkler Abdülaziz adını neredeyse hiç almıyor, Kürtler alıyor. Bunun gibi 2000'e yakın Kürt adı tespit ettim. Geçici listeyi bir blog yazısında yayınlamıştım, şimdi büyük ölçüde geliştirilmiş tam listeyi bir iki hafta içinde çıkaracağım. Kısacası, Türkiye'de bir kişinin nüfus kaydındaki ismine bakarak Kürt mü Türk mü olduğunu, yanılma payıyla birlikte büyük ölçüde tahmin edebiliyoruz. Siz "asimile olacaklar" diye düşünmüşsünüz, fakat işte böyle gelişmiş.