Gustav Mahler değerlendirmesi
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Evet, yanlış bir bağlamda alınıyor olabilir. Ben Mahler'i severim, bayağı da dinlerim. Özellikle vokal eserleri, senfonilerinden çok daha fazla ilgimi çeker. Mesela "Toprağın Türküsü" (Das Lied von der Erde) en çok beğendiğim eserlerden biridir. Ama evet, bir sunilik seziyorum. Bu da sevdiğim bir besteciye neden 10 üzerinden 9 verdiğimi açıklıyor aslında. Şunu görüyorsunuz: Eski bestecilerin, örneğin Haydn'ın, Mozart'ın doğal bir dili vardır; o dille konuşurlar, o onların ana dilidir. Mahler'in zamanına, yani 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başına geldiğinizde ise besteci artık bir şovmene dönüşmüştür. Çok organize, çok pahalı, büyük organizasyonlarla pazarlanan ve orta sınıfa hitap eden bir üretim yapıyorlar. Hollywood'a giden yolda önemli birkaç adım atılmıştır ve adeta her besteci, kendi doğal dili gibi değil de, bazı kendine özgü marka tavırları benimseyerek rekabette ayakta kalmaya çalışıyordur. Mahler'in özellikle senfonilerinde sürekli tekrarladığı imza niteliğindeki bu tavırlar bana yapay geliyor, içten gelmiyormuş gibi, biraz ticari duygusu veriyor. 9. Senfoni'nin bir şaheser olduğunu, 5. Senfoni'nin insanın bir kere duyunca kulağına takılan bir eser olduğunu inkâr etmiyorum. Vokal eserleri ise dediğim gibi; "Ölen Çocuğun Şarkıları" (Kindertotenlieder), "Yola Düşmüş Aşığın Şarkıları" (Lieder eines fahrenden Gesellen), Rückert şiirleri üzerine şarkılar veya "Des Knaben Wunderhorn" üzerine şarkılar müthiş, çok çarpıcı eserlerdir ve beğenmemek mümkün değil. Ama evet, bir sahtelik var. 19. yüzyılın sonunda müzik artık son nefesini vermek üzeredir ve bu hissediliyordur; o ölüm hırıltıları hissediliyordur. 8. Senfoni gibi bir eser çok çarpıcı, insanı ürperten bir eserdir ama tasarlanmıştır, tasarım kokar. İçinden gelerek yazmamıştır o senfoniyi; "Pazar bunu ister" diye yazmıştır. Bilmem anlatabildim mi?