create notifications

Vargas Llosa'nın Peru Romanının Derinliği

avatar

Sevan Nisanyan

@NisanyanS • 63K abone

7 görüntülenme 3 Yıl önce Yapay zeka özeti

Sevan Nişanyan, Mario Vargas Llosa'nın 1969 tarihli romanından bahsederken, bu eseri 20. yüzyılda yazılmış en şahane kitap olarak nitelendiriyor ve kendisinin beş kez okuduğunu belirtiyor. Roman, varlıklı ancak yitik bir karakterin, babasının eski şoförüyle bir barda karşılaşmasıyla başlayan, Peru toplumunun anatomisini, mahrem dünyasını ve yakın geçmişteki büyük trajedileri anlatan bir başyapıt. Nişanyan, kitabın ilk 40 sayfasının zorluğuna dikkat çekiyor; birçok insanın bu kısımda bırakma eğiliminde olduğunu, ancak bu eşiği aşan okuyucuların iki gün boyunca dünyadan koptuğunu ve kitabı bırakamadığını anlatıyor. Yazarın arkası yarın dizileri yazmış olmasının da etkisiyle, her bölüm sonunda okuyucuyu bir sonrakine öyle bir bağlıyor ki, tempoya girildiğinde bırakmak imkansız hale geliyor. Asıl çarpıcı olan ise kitabın derinindeki korkunç olayların başlangıçta anlaşılmaması, sadece diyaloglardaki küçük ipuçlarıyla ima edilmesi; gerçeği öğrenen okuyucu her şeyi tam kavrayabilmek için mecburen başa dönüp ikinci kez okumak zorunda kalıyor. Nişanyan, kitabın asıl gücünün karakterizasyondaki müthiş derinlik olduğunu vurguluyor; özellikle işkenceci, yolsuz polis şefini edebiyat tarihinin en çarpıcı kötü karakterlerinden biri olarak tanımlıyor. Romanın en büyük başarısının iktidarın psikolojisini tarif etmek olduğunu, sadece devlet iktidarını değil, kişiler arası ilişkilerdeki güç dinamiklerini, söze dökülmeden yürütülen bilek güreşlerini muazzam bir şekilde anlattığını söylüyor. Kitabın epigrafına atıfta bulunarak, ulusların mahrem tarihi kavramının altını çiziyor ve iyi bir romancının toplumun tüm katmanlarını eşitlemesi gerektiğini belirtiyor. Bu noktada Türkiye'deki roman ve dizileri eleştiriyor; bütün karakterlerin -köylü, bar kızı hatta mafya lideri de olsa- aslında aynı İstanbul orta sınıfının değerleri, üslubu ve aksanıyla konuştuğunu, oysa bu romanın farklı sınıf ve kültürden insanları aynı derinlikte yansıtabildiğini, Vargas Llosa'nın diğer romanlarında bile bu seviyeyi tam tutturamadığını sözlerine ekliyor.