Ermeni Meselesi: Sultan Abdülhamid'den İttihat ve Terakki'ye
Bahattin Çağdaş
@BahattinÇAĞDAŞ • 21K abone
Sevan Nişanyan, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünü, İttihat ve Terakki yöneticilerinin çaresizlik ve cehaletine bağlıyor. İmparatorluk ekonomik, siyasi ve ideolojik olarak 'yamalı bohça'ya dönmüş, her köşede isyanlar çıkmıştı. Türk yönetici sınıfı modernleşmeye ayak uyduramayınca, modern sektörleri (fotoğrafçılık, restoran işletmeciliği gibi) Ermeniler ele geçirdi. Bu, Osmanlı yönetimini büyük bir krize soktu: Ya Ermeniler egemen sınıf olacak, ya da dışlanacaklardı. Balkan Savaşları'nda Rumeli'deki Müslüman nüfusun temizlenmesi, 'her toprakta tek millet' modasını pekiştirdi. 1910'lara gelindiğinde Türkiye'de 'ya onlar yönetecek ya biz' şeklinde kuvvetli bir konsensüs oluştu; karşı çıkanların alternatif bir siyasi projesi yoktu. 1913'te iktidarı ele geçiren Enver Paşa ve kadroları, yeni bir çağ açma iddiasıyla gayrimüslim nüfusu arındırmak gerektiğini düşündü. İngiltere ve Fransa'nın buna izin vermeyeceğini görünce alternatif güç Almanya ile ittifak kurup savaşa girdiler. Sarıkamış Harekâtı, Almanların Rusları Kafkasya'da oyalama dayatmasının bir bedeliydi; Enver Paşa'nın tecrübesizliği, kibirli risk alışı ve yetersiz lojistik nedeniyle felaketle sonuçlandı. Nişanyan, Sarıkamış'ta kasıt değil, beceriksizlik ve kibir olduğunu, Enver Paşa'nın büyük bir askeri başarı umuduyla zar attığını ve zarın ters geldiğini belirtiyor.