Trabzon'daki Katolik Kilisesinin Tarihsel Arka Planı
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Trabzon’da tarihsel olarak Ortodoks kimliğin baskın olmasına rağmen bir Katolik kilisesi bulunmasının nedeni, Sevan Nişanyan’a göre Ermeni ve Rum topluluklarının yaşadığı tarihsel yıkımla doğrudan bağlantılıdır. Nişanyan, bu durumu şu şekilde açıklıyor: Türkiye genelinde 1915’ten itibaren Ermeni kiliseleri sistematik olarak yok edilmiş, yıkılmış veya yasaklanmıştır; birkaç istisna dışında (örneğin Kayseri’deki gibi) cemaatleriyle birlikte tamamen ortadan kaldırılmıştır. Trabzon’daki Ermeni kiliseleri de yerle bir edilmiş, hatta büyük tarihi manastır özel mülkiyete geçerek ahır haline getirilmiştir. Rumlar açısından ise 1923 Lozan Antlaşması’na ekli protokol gereği, İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada haricindeki tüm Rum toplulukları zorunlu mübadeleyle sınır dışı edilmiş ve bütün kiliselerine el konulmuştur. Bu nedenle Türkiye’nin İstanbul hariç hiçbir yerinde bir Rum kilisesi varlığını sürdürememiştir; Sümela Manastırı’nda yılda bir kez izin verilen ayin ise artık bir devlet kültür varlığı statüsündedir ve kilise işlevi semboliktir. Keza Akdamar (Ahtamar) Kilisesi’nde ayin izni verilmesi de belli bir döneme özgü, bugün kaldırılma noktasına gelen siyasal bir jest olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Trabzon’daki Katolik kilisesi, Ermeni ve Ortodoks kiliselerinin bu sistematik tasfiyesi sonucunda ayakta kalabilmiş istisnai yapılardan biridir. Aynı durumun Samsun, Konya, Malatya gibi diğer Anadolu kentlerinde de mevcut Katolik kiliseleri için geçerli olduğunu belirtir.