Dinin adalet vaadinin gerçek inançla ilişkisi ve sorgulamanın iflası
Yavuz Baydar
@yavuz.baydar • 39K abone
Sevan Nişanyan, dindarlık ile depresyon arasında bir nedensellik olup olmadığı sorusuna yanıt veriyor. Dinin adalet vaat ettiğini ama gerçekte adaleti sağlamadığını, bu söylemin bir tür kendini avutma ve çevreye yalan söyleme mekanizması olduğunu belirtiyor. Ona göre, dine inandığını söyleyen biri kısa bir sorgulamayla tutarsızlığa düşer. Nişanyan, insanın hayatı anlamlandıracak anlatılara ihtiyacı olduğunu kabul ediyor; ancak bu anlatıların dinden ibaret olmadığını, ilerleme-gelişme ya da sosyal adalet gibi modern anlatıların da aynı işlevi görebileceğini söylüyor. Eğitimli ve eleştirel düşünen birini dinin ikna edemeyeceğini, çünkü bu anlatıya inanmanın temel şartının "cahil olmak", yani son 250 yılda gelişen farklı düşünce ve söylemlerden habersiz kalmak olduğunu ifade ediyor. Sonuç olarak, dinin sunduğu anlatı ancak bu alternatifleri tanımayan, dededen-duyulan kalıplarla yetişen biri için inandırıcı olabilir.