İran'ın ABD düşmanlığının 1953 darbesi ve İran-Irak Savaşı kökenleri
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, İran'ın "Amerika'ya ölüm" sloganları atarak başına geleni hak ettiği yönündeki tezi "palavrayla savaş kazanılmaz" diyerek reddediyor. İran'ın tehdit söyleminin, özellikle son yıllarda ABD veya İsrail'e yönelik ciddi, hayati bir askeri tehdit veya saldırıya dönüşmediğini belirtiyor. İran'ın Irak, Suriye ve Lübnan'da hakimiyet kurma çabasının ABD'nin stratejik çıkarlarını zedelediğini ancak bu sahada kolayca yenilip dışlandığını, dolayısıyla ortada "beka sorunu" yaratacak bir durum olmadığını ifade ediyor. Nişanyan'a göre, hayati bir tehdit olmadan savaş çıkarmak her ahlaki öğretide büyük bir suçtur ve ABD ile İsrail'in son bir yıl içinde ikinci kez giriştiği bu eylem kabul edilemez. ABD'nin küresel gücünün kaynağının, yüz yılı aşkın süredir dünyaya sunduğu olumlu, özgürlükçü ve yaratıcı mesajdan geldiğini, ancak mevcut politikalarla bu fikir üstünlüğünü tamamen kaybettiğini ve dünyada istikrarı sağlayan bir güç olarak saygınlığını yitirdiğini savunuyor. Bu gidişle ABD'nin köklü bir değişim geçirmeden dünyadaki pozisyonunu koruyamayacağını düşünüyor. İran'ın sloganlarının sebebine dair ise iki ana tarihsel neden sunuyor: Birincisi, 1953'te ABD ve İngiltere tarafından İran rejiminin devrilmesi ve ülkenin sarsılması. İkincisi ve daha önemlisi, 1979 devriminden hemen sonra ABD'nin kışkırtmasıyla Irak'ın İran'a saldırması ve sekiz yıl süren kanlı savaşta ABD'nin, savaşı uzatmak için her iki tarafa da istihbarat sağladığını bizzat dönemin yöneticilerinden duyduğunu aktarıyor. Nişanyan, bir ülke kendisine bunu yaparsa o ülkeye ölüm dilemenin ötesini aramanın yersiz olduğunu belirtiyor.