1980 Sonrası Sola Meyleden İnsanların Katkısı Olabilir mi
Yavuz Baydar
@yavuz.baydar • 39K abone
Evet, bu tip bir sol, bence son yıllarda solun başına gelen en büyük felaketlerden biri. "Woke" kültürü, yani kimlik siyaseti üzerinden yürüyen bu yeni sol hareket, klasik solun evrenselci, eşitlikçi ve akılcı geleneğini neredeyse tamamen yok etti. Klasik sol, işçi sınıfının, yani ekonomik olarak ezilen geniş bir kitlenin çıkarlarını savunurdu; hedefi herkes için daha iyi bir hayat standardı, eşitlik ve özgürlüktü. Oysa şimdi, özellikle Amerika ve Batı Avrupa'da gördüğümüz bu yeni hareket, toplumu sayısız küçük kimlik kategorisine bölüp, her birini diğeriyle yarıştırıyor. Kadınlar, siyahlar, LGBTQ bireyler, etnik azınlıklar... Herkes kendi mağduriyet hiyerarşisinde bir üst sıraya tırmanmaya çalışıyor. Ortak bir insanlık ideali, ortak bir akıl zemini kalmıyor. Bu, solun ruhuna, yani dayanışma ve evrensellik fikrine taban tabana zıt. Türkiye'ye gelince, bu akımın burada da gençler arasında yankı bulması bence son derece talihsiz. Çünkü bu, Türkiye'nin gerçek, yakıcı sorunlarına çözüm üretmekten çok uzak. Türkiye'de asıl mesele, ifade özgürlüğünün olmaması, hukukun üstünlüğünün çökmüş olması, işsizlik, yoksulluk, çürümüş bir eğitim sistemi ve derin bir kültürel çoraklaşmadır. Bu tür kimlik siyaseti takıntıları, bu kocaman sorunların üzerini örten bir işlev görüyor. Gerçek bir sol hareket, bu sorunların üzerine gitmeli, aklı ve bilimi rehber edinmeli; cinsiyetçi dil, mikro saldırganlıklar gibi suni gündemlerle vakit kaybetmemeli. Yoksa, mevcut otoriter popülist iktidarların en büyük ekmeğine yağ sürer; çünkü bu tip bölücü ve akıl dışı söylemler, toplumun geniş kesimlerini sol hareketten daha da uzaklaştırıyor. O yüzden, evet, bu haliyle bu "yeni sol" bence miadını çoktan doldurmuştur, hatta zararlıdır. Bize lazım olan, akılcı, özgürlükçü, evrenselci ve gerçekten halkın ekonomik sorunlarına eğilen bir sol. O sol ise ne yazık ki şu an ortalarda yok.