Mustafa Kemal'in Siyasi Bukalemunluğu ve Dil Devrimi
Yavuz Baydar
@yavuz.baydar • 39K abone
Sevan Nişanyan, Mustafa Kemal'in olağanüstü enerji, zeka, çalışma azmi ve dinamizme sahip, ancak acımasız bir kişi olduğunu; kendine ait hiçbir fikrinin bulunmadığını ve siyasi bir bukalemun olarak hayatının çeşitli dönemlerinde çok farklı görüşleri savunduğunu ifade ediyor. Mustafa Kemal'in entelektüel bir iddiası olmadığını, fikirlerini İttihat ve Terakki, komite ve Türk Ocakları çevrelerinde üretilen seçenekler arasından başarıyla seçip üstlendiğini belirtiyor. Nutuk'un orijinalindeki ağdalı Osmanlıcaya dikkat çekiyor; oysa dilde sadeleşme hareketinin 1910'lardan beri bu çevrelerde savunulduğunu ve 1927'de sade Türkçenin epey ilerlediğini, buna karşın Mustafa Kemal'in 1929'a kadar bu akımın dışında olabildiğince eski usul Osmanlıca kullandığını, sonradan ikna edilerek dilde sadeleşmenin bir numaralı şampiyonluğuna soyunduğunu vurguluyor. Bu durumu, Mustafa Kemal'in fikri açıdan ortama nasıl intibak ettiğini gösteren önemli bir detay olarak sunuyor.