Kanada Montreal Üniversitesi ve Milliyetçiliğin Şehirleri Çökürmesi
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Konuşmacı, Türkiye'deki Fransız Lisesi mezunlarının çocuklarını neden Mekke veya Medine'ye gönderdiğini sorgulayarak başlıyor; bu çocukların daha sonra Türkiye'nin önde gelen üniversitelerine girdiğini belirtiyor. Ardından asıl konu olarak Kanada'daki Montreal şehrine ve McGill Üniversitesi'ne değiniyor. Montreal'in 30 yıl öncesine kadar Kuzey Amerika'nın en yaşanılır, kültürel açıdan zengin, hem İngilizce hem Fransızca konuşulan bir şehir olduğunu, McGill'in de iyi ve uygun maliyetli bir üniversite olduğunu ifade ediyor. Ancak 1970'lerden itibaren Quebec eyaletindeki milliyetçilik dalgasıyla çıkarılan, yalnızca Fransızca bilen göçmenlere izin veren dil yasalarının kenti nasıl olumsuz etkilediğini anlatıyor. Bu politikalar nedeniyle Montreal'in göçmen çeşitliliğini kaybettiğini, sadece Afrika ve bazı Arap ülkelerinden göç aldığını; buna karşılık Toronto ve Vancouver'ın tüm dünyadan İngilizce bilen insanları kabul ederek kozmopolit, dinamik ve yükselen şehirler haline geldiğini vurguluyor. Montreal'in ise giderek sıkışan, küçülen ve anılarıyla yaşayan bir kent görünümüne büründüğünü belirterek, milliyetçi politikaların bir kenti ve kültürü nasıl çökertebileceğine dair çarpıcı bir örnek sunduğunu söylüyor.