Kurtuluş Savaşı ve ABD Mandası Tartışması
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
1. Dünya Savaşı yenilgisi sonrası, İttihatçı kadrolar 'Wilson Prensipleri Cemiyeti' kurarak Misak-ı Milli sınırlarında bir Türkiye için ABD'nin hakemliğini talep etti. 1919'da İngiltere ve Fransa, Osmanlı topraklarında dört manda (Boğazlar, Anadolu, Ermenistan, Filistin) kurulmasını ve bunların ABD'ye verilmesini önerdi. ABD ise 1919 yazında Anadolu ve Filistin mandasını reddetti. Başkan Wilson, ülkesindeki siyasi kontrolü kaybettiği ve güçlü bir anti-kolonyal akım yükseldiği için 1920'de Ermenistan ve Boğazlar mandasını senatoya sunduysa da teklifler ezici farkla reddedildi. Türkiye'deki kadrolar, ABD'yi sömürgeci olmayan, ekonomik kalkınma vadeden bir güç olarak gördü ve 'müzaheret' (yardım) istedi; Sivas Kongresi delegelerinin çoğu bu görüşteydi. Ancak Mustafa Kemal Paşa, ABD'nin mandayı kabul etmeyeceğini sezerek gerçekleşmeyecek bir ihtimale karşı çıkmanın siyasi avantajını kullandı ve 'baştan beri karşıydık' söylemini benimsedi. Nihayetinde Türkiye, 2. Dünya Savaşı sonrası NATO'ya katılarak 1946'da Truman Doktrini ile fiili bir Amerikan mandası altına girdi.