Yer Adlarının İadesi Meselesi
Yavuz Baydar
@yavuz.baydar • 39K abone
Sevan Nişanyan, yer adlarının iadesi konusunda iki ayrı durumu birbirinden ayırt etmek gerektiğini belirtiyor. İstanbul, Edirne gibi yüzyıllardır Türkçeleşmiş ve halk tarafından benimsenmiş adların değiştirilmesinin bir anlamı yok. Asıl sorun iki kategoride ortaya çıkıyor: Birincisi, 1960 sonrası bürokratik kararlarla değiştirilen, ancak halkın hafızasında ve günlük kullanımda yaşamaya devam eden Nikfer, Adrasan, Bafa gibi yer adları. Bu adların iadesi yerel halkın inisiyatifine bırakılmalı ve çocuklara o yerin tarihi öğretilmelidir. İkincisi, özellikle Kürt ve Laz bölgelerinde ana dili Türkçe olmayan halkın günlük hayatta kullandığı yer adlarının resmiyette tanınmaması ve yasaklanmasıdır. Bu durum, gerçek coğrafi-kültürel bir temeli olmayan, tamamen sahte bir resmi adlandırma sistemi yaratmıştır. Nişanyan, bundan on yıl önce bu sorunun çözümüne yönelik ciddi bir çalışma ve beyin fırtınası yürütüldüğünü, ancak sürecin sonuçlanmadığını ifade ediyor.