14. yüzyılda Türkçe yazı dili oluşturma çabası ve Osmanlıcanın doğuşu
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
14. yüzyılın başlarında, beylikler döneminde, Türkçeden bir yazı dili oluşturmak için bilinçli ve sistemli bir çaba başladı. Bu çaba yaklaşık 120 yıllık bir parantez olarak kaldı; Timur Savaşları’nın sonuna (1410-1420) doğru zayıfladı ve 1480’lerde tamamen terk edildi. Bu girişimin yerini, kimsenin konuşmadığı; Türkçe, Arapça ve Farsçanın sistemli bir harmanından oluşan yapay bir yazı dili aldı. Halk, bugünkü Türkçeden çok farklı olmayan, fasih ve kıvrak bir Türkçe konuşuyordu; ancak yazılı örneklere çok nadiren rastlanır. Eldeki Türkçe metinler genellikle mahkeme tutanakları, özel mektuplar, şakalar veya parodiler gibi avam dilini yansıtan belgelerdir. Kadınların formel eğitimden yoksun olması, onların mektuplarında ve yazılarında halk dilinin daha doğrudan izlerini bırakmıştır. Ayrıca Ermeni ve Rum harfleriyle yazılmış metinler de konuşma diline ışık tutar. Sonuçta, egemen kültürün alameti olan elif dili, Türkçe değil; üç ayrı dilin harmanından ibaret bir yazı dili olarak varlık sürdürmüştür.