Sevan Nişanyan ve İslam eleştirileri
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Sema'nın son zamanlardaki artan İslam sempatisini, basit bir barışma değil farklı olana dikkat çekme çabası olarak değerlendiriyor. Türkiye'de insanların İslam tarihi konusunda feci derecede cahil olduğunu, İslam'ı yalnızca yobazlık ve bağnazlıkla özdeşleştirdiklerini vurguluyor. Oysa İslam, 1400 yıldır sürekli değişen, yaşayan bir organizmadır; bugünkü haliyle bir insan eseridir, toplumsal ihtiyaçlara cevap verir. Türkiye'deki 'ilerici' kesimin İslam'a yönelik küçümseyici, üstencil ve sığ eleştirilerini ('Sözcü gazetesi tipi', batıcılık, feministlik üzerinden yapılan ırkçı söylemler) aptalca ve sınıfsal bir kibir olarak niteliyor. Kişisel gezilerinde (Gümülcine, Üsküp, Saraybosna, Mısır, Tebriz, Tiflis) Osmanlı-İslam kültürünün yarattığı çok katmanlı sentezlerden büyük keyif aldığını, bu şehirlerde yaşayan 'şark' atmosferini sevdiğini anlatıyor. Batı dünyasının ise uzun süredir, özellikle son 20 yılda hızlanan bir kültürel çöküş içinde olduğunu düşünüyor; bu da onu geçmişteki bazı yargılarını sorgulamaya itiyor. Yine de İslam kültürünün ve ideolojisinin yanlış, çirkin yönlerini en iyi bilenlerden biri olduğunu da belirtiyor.