Atatürk'ün Kürtlere bakışı ve Milli Mücadele dönemi
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Cumhuriyet'in kuruluşunda Atatürk'ün Kürtlere bakışını şöyle özetliyor: Atatürk, koşullara göre pozisyon değiştiren, iktidar mücadelesinde her an yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan pragmatik bir siyasetçiydi. 1920'de Anadolu'da meşruiyeti olmayan bir askerî hareketin lideriyken her türlü desteğe ihtiyacı vardı; bu nedenle Kürt ileri gelenlerine ve silahlı güçlerine tavizler verdi, onlara yakın göründü. Ancak 1924-25'e gelindiğinde iktidarı pekiştirince, tıpkı daha önce İslami örgütlenmelere ve tarikatlara yaptığı gibi, Kürtlerin de başını ezmeye yöneldi. Nişanyan'a göre siyasetin temel kuralı budur: Yükselirken müttefike ihtiyaç duyarsın, gücünü konsolide edince onları harcarsın. Ayrıca, Abdülhamit'in yaşlı kadrosundan sonra gelen Jön Türk kuşağı Avrupa'da ve yeni okullarda yetişmiş, Türklük ideolojisini keşfetmişti. Yeni devleti bu temelde kurma konusunda uzlaşmışlardı, ancak Kürt meselesi üzerine hiç düşünmemişlerdi. 1918 sonrası Anadolu'ya çıktıklarında burada başka bir dil konuşan bir halk olduğunu fark ettiler. Nişanyan, politikaların bu zihinsel arka plan ve pragmatik iktidar mantığıyla şekillendiğini vurguluyor.