Henry Kissinger'ın Ölümü ve Amerikan Dünya Düzeninin Simgesi Oluşu
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, 1969-70’ten başlayıp 12 Eylül 1980 darbesiyle sona eren kaos dönemini anlatıyor. 1971 muhtırasının ardından sıkıyönetimle bastırılamayan şiddet, 1978’de günde ortalama 5-10 kişinin öldüğü bir iç savaş görüntüsüne dönüşmüş, 1980 darbesiyle bıçak gibi kesilmiştir. Nişanyan bu travmanın sebeplerine dair üç cevap vereceğini söyler, ancak kayıtta yalnızca birincisini açar: Türkiye 1950-60’larda NATO’nun tam uydusu, Amerika’nın kopyası konumuna gelmiş; bu bağımsızlık kaybına özellikle genç subaylar ve onlarla aynı çizgideki elit kadro (Doğan Avcıoğlu, Mümtaz Soysal, Hüseyin Nail Kubalı, Çetin Altan gibi isimler ve Türkiye İşçi Partisi çevresi) tepki duymuştur. Kurtuluş Savaşı mitleriyle yetişen bu kesim, Soğuk Savaş retoriğinden çıkarak Bağlantısızlar Hareketi’ni (Nasır, Nehru, Sukarno çizgisi) benimsemiş, bağımsız bir dış politika ve içeride sosyal reformların zorunlu olduğunu savunmuştur. Bu gerilim dönemin istikrarsızlığına zemin hazırlamıştır.