Varoluşsal sorunların çözümünü neden siyasette arıyoruz?
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, yayının başında gündelik yaşamdan, özellikle Suriyeli mültecilerin açtığı marketten aldığı salep, iyi çay ve hakiki zeytinyağlı sabun gibi ürünlerden bahsederek samimi bir giriş yapar. Ardından, 'neden siyaset sahasından olmayan varoluşsal sorunlara siyaset sahasında çözüm arıyoruz?' şeklindeki radikal soruyu ele alır. İnsanlığın, özellikle son 30-50 yılda, yaşlanma, ölüm gibi varoluşsal tüm sıkıntıların çözümünü devletten bekleme hastalığına yakalandığını belirtir. Toplumun pasifleştiğini, devlet bürokrasisinin ise 'her şeyi biz çözeriz' zihniyetiyle bir kanser gibi yayıldığını ve sorunlara alternatif çözüm arayanları potansiyel vatan haini olarak gördüğünü ifade eder. 1980'lerde Reagan, Thatcher ve Özal ile başlayan 'devleti küçültme' iddialarının tam tersi sonuç verdiğini, devlet ve bürokrasiyi feci şekilde artırdığını, Özal ve son yirmi yıllık AK Parti dönemlerinin Türkiye'de bunun en radikal örnekleri olduğunu vurgular. Sekiz milyar insanın yaşadığı dünyada, büyük bir yıkım olmadan bu zihniyetten kurtulmanın mümkün olup olmadığını sorgulayarak sözlerini tamamlar.