create notifications

20. Yüzyıl Türk Şiirinin Türkçeyi Zenginleştirmesi

avatar

Yavuz Baydar

@yavuz.baydar • 39K abone

5 görüntülenme 7 Yıl önce Yapay zeka özeti

Sevan Nişanyan, modern Türk şiirinin İkinci Yeni, Nazım Hikmet, Orhan Veli gibi isimlerle dile katkıda bulunduğunu kabul etmekle birlikte, Türkçenin 20. yüzyılda “neredeyse ölümcül bir hastalık” atlattığını, bin yıllık kültür birikiminin büyük kısmını sırtından atıp bir çocuk gibi yeniden emeklemek zorunda kaldığını söylüyor. Bu yeniden doğuş sürecinde adı geçen şairlerin emeği olduğunu, ancak ortaya çıkan tablonun Osmanlı şiiri ve nesriyle kıyaslandığında bir “sefalet tablosu” olduğunu savunuyor. Fuzuli ayarında bir şairin gelmediğini, Yahya Kemal’i sınırlı, Behçet Necatigil’i ise iyi bir şair olarak görmediğini belirtiyor. Buna karşılık Tacü’t-Tevarih yazarı Hoca Sadullah Efendi gibi Osmanlı nesir ustalarının yanına 20. yüzyılda kimsenin yaklaşamadığını, çünkü “büyük olduğunu bilen emperyal bir kültürün sesinin” artık var olmadığını ifade ediyor. Osmanlı kültürünün çöküp tıkandığını, bu yüzden acımasız bir operasyonla “baştan başlamanın” gerekli olduğunu, dil devrimini bu açıdan küçümsemediğini söylüyor. Sonuç olarak, Türkçenin tarihsel hafızasının aslında 1928 harf devrimiyle başladığını, yani arkasında muazzam bir birikim olsa da pratikte 100 yıllık bir dilden söz edildiğini vurguluyor.