Anadolu Rum Köylerinin Azlığının Sebepleri
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Anadolu'da Rum ve Ermeni köylerinin coğrafi dağılımındaki büyük farkı tarihsel süreçlerle açıklıyor. Batı Anadolu'da (kıyı şeridi dışında) Bizans Devleti ve Kilisesi'nin 14-15. yüzyıllarda yıkılmasıyla, yerel halk neredeyse kesintisiz bir biçimde ve topluca Müslümanlığa geçmiştir. Rumlar yalnızca iki istisnai alanda varlıklarını korumuştur: şehirlerde ve kasabalarda cemaat yapıları sayesinde; bir de balıkçılık ve denizcilikle uğraştıkları için yarımadalardaki (Erdek, Çeşme, Bodrum, Gelibolu vb.) kıyı köylerinde. Tarımla uğraşan iç bölgelerdeki Rum nüfusu tamamen Müslüman olmuştur. 19. yüzyıla gelindiğinde ise Yunanistan'ın bağımsızlığı sonrası, özellikle Epir ve adalardan Batı Anadolu'ya (Manisa, İzmir, Aydın, Balıkesir) çiftlik işçisi olarak gelen göçmenlerle düzinelerce yeni Rum köyü kurulmuştur. Doğu'da ise süreç farklı işlemiştir: Ermeni Kilisesi bir devlet tarafından tanımlanan bir yapı olmadığı için, Müslüman egemenliğinde bile Ermeni nüfusu çoğunluğunu korumuş ve Müslümanlaşma yukarıdan aşağıya doğru yayılmıştır. Ayrıca, gayrimüslimlerin silah taşıyamaması gibi İslam hukuku kuralları nedeniyle, doğudaki Ermeni köylerinin tamamı Müslümanlarla karışık olarak varlığını sürdürmüş; akraba topluluklar aynı köyde birlikte yaşamıştır.