NATO-Rusya Savaş Riski ve Türkiye'nin Rolü
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan bu konuşmasında, COVID-19 sürecinde dünya genelinde yaşanan gelişmeleri ve bunların ardındaki yapısal sorunları eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Konuşmacı, ilk olarak 82 ülkede tek bir merkezden gelen talimatlarla anayasal prosedürlerin çiğnendiğini, olağanüstü hal uygulamalarının ve kararnamelerin devreye sokulduğunu vurgulamaktadır. Uluslararası Normlar Birliği (ISO) gibi kuruluşlar aracılığıyla Budizm dezenformasyon kanunlarından sağlık kurallarına, elektrik standartlarından lastik üretim normlarına kadar pek çok alanda ABD merkezli standartların diğer ülkeler tarafından sorgulamadan uygulandığını belirtmektedir. Türkiye, İngiltere, Almanya, Fransa, Hindistan ve Mısır gibi ülkelerin bu sürece 'patron sen bilirsin' anlayışıyla katıldığını ifade etmektedir. Maske konusunda, virüsün en gelişkin maskelerin bile deliklerinden kolayca geçebilecek kadar küçük olduğunu, bunun sigara içen birinin dumanı dışarı vermesiyle kanıtlanabileceğini söyleyerek maske uygulamalarının bilimsel bir temele dayanmadığını savunmaktadır. Aşı sürecine de değinen Nişanyan, aşının özel sektör tarafından bulunması gerektiğini, ancak asıl meselenin vergi fonlarından ilaç firmalarına devasa kaynak aktarımı ve bu firmaların ürünlerinin devletler tarafından dayatılması olduğunu ileri sürmektedir. Eylül 2020'de Rusya'nın Gamaleya Enstitüsü'nün Sputnik V aşısını dünyaya ilk açıklayan kuruluş olmasını ve Batı medyasının buna karşı takındığı olumsuz tavrı eleştirmektedir. Batı'nın Rusya'ya 'buluysan beraber test edelim' demek yerine itibarını zedelemeye çalışmasını, sürecin kamu sağlığıyla değil büyük bir sahtekârlık ve soygun operasyonuyla ilişkili olduğunun göstergesi olarak yorumlamaktadır.